Biyografi

ZEKİ SOYAK

Hocaefendi’nin Özgeçmişi

Zeki Soyak Hocaefendi

Zeki Soyak Hocaefendi, 1938 yılında Kayseri’ye 20 km uzaklıktaki Süksün kasabasında dünyaya geldi. İlkokulu kasabasında okudu. O yaz rahmetli dedesi bir iş için Kayseri’ye gider ve orada yeni bir okul açıldığını, adının İmam Hatip Lisesi olduğunu, bu okulda din eğitimi verildiğini öğrenir. Köye döndüğünde rahmetli babasına okuldan bahseder ve kendisini oraya göndermek istediğini söyler.

İlkokul öğretmeni, hangi okula devam edeceğini sorduğunda Zeki Soyak Hocaefendi dedesinin fikrini aktarır. Öğretmeni bu tercihe karşı çıkar; ancak rahmetli dedesi kesin tavrını koyarak onu İmam Hatip Lisesinden başka bir okula göndermeyeceğini söyler. Okumayı çok arzu eden Zeki Soyak Hocaefendi, istemeyerek de olsa İmam Hatip Lisesine kayıt olmaya razı olur.

O günün şartları gereği tek odalı bir evde, tek başına ve bin bir meşakkate göğüs gererek tahsil hayatını tamamlamaya muvaffak olur. Ulaşımın zor olduğu, karın yolları kapadığı kış günlerinde harçlık sıkıntısı çektiğini çocuk ve torunlarına anlatarak onları eğitim ve öğretime teşvik eder; içinde bulundukları nimetin kıymetini telkin ederdi.

1956-1957 öğretim yılında İmam Hatip Lisesi 1. devresini, 1958-1959 öğretim yılında ise İmam Hatip Lisesi 2. devre diplomasını alarak Kayseri İmam Hatip Lisesi 2. dönem mezunu olarak orta öğretimini tamamladı. Mezuniyetinden sonra Yeşilhisar’ın Kesteliş köyünde vekil ilkokul öğretmenliği ve Kayseri merkezde imamlık yaptı.

1960 yılında Polatlı Topçu Yedek Subay Okulunda başladığı askerlik görevini 1961’de Bitlis’te tamamladı. Kayseri’ye dönüşünde Çifteönü Mahallesi’ndeki Ali Hoca Mescidinde imamlığa başladı. Aynı zamanda İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde tahsiline devam etti. Bir müddet bu şekilde devam ettikten sonra yüksek tahsilinin son iki yılında Fatih Şehremini Mahallesi’ndeki Şeyh Muslihiddin Camii’ndeki görevine nakletti ve tahsilini tamamlayana kadar bu görevini sürdürdü.

Yoğun tempo içerisinde başta Sadrettin Yüksel Hoca olmak üzere son devrin Osmanlı medreselerinde tahsil yapmış birçok değerli hocadan İslamî ilimler üzerine dersler aldı. 1967 yılında yüksek tahsilini tamamlayınca, cemaatin ısrarla İstanbul’da kalma taleplerine rağmen rahmetli dedesinin arzusu doğrultusunda kendi isteğiyle Kayseri İmam Hatip Lisesine öğretmen olarak tayin edildi.

1971 yılına kadar Kayseri İmam Hatip Lisesinde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Bir ara Kayseri Yüksek İslam Enstitüsünde İslam Tarihi dersi okuttu. 1971 yılı başında Urfa İmam Hatip Lisesine müdür olarak tayin edildi.

Urfa kendisi için yeni bir çevre olmasına rağmen öğrenci, veli, esnaf ve memuruyla çok kısa bir süre içerisinde kaynaştı ve bir ömür boyu sürecek dostlukların temelleri atıldı. O dönemde Urfa müftüsü olan değerli âlim Halil Günenç Hocaefendi, daha sonra belediye başkanı olan İbrahim Halil Çelik, Kitapçı Bakır ismiyle maruf değerli ağabeyimiz ve nice dostlar bu çevrenin önemli isimleri arasında yer aldı.

Urfa’dan ayrılış, 1974 Eylülünde kendi isteğiyle Nevşehir İmam Hatip Lisesi müdürlüğüne atanmasıyla gerçekleşti. 1978 yılına kadar bu görevde kaldı. İstanbul’daki yüksek tahsili ile başlayıp Kayseri, Urfa ve Nevşehir’le devam eden görev sürelerinin dörder yıllık dönemler hâlinde ilerlemesi dikkat çekici bir tevafuk olarak anıldı.

1978 yılında Nevşehir İmam Hatip Lisesi Müdürlüğünden, dönemin anarşik olayları ve ideolojik saplantıların icraatlara hâkim olmasından dolayı uğradığı haksız muamele, baskı ve sürgünler sebebiyle kendi arzusu hilafına istifa etti. Bu süreçte mesai arkadaşları ve Nevşehirli dostları kendisine sahip çıktı; ticari tekliflerde bulundu. Fakat o, nafakasını birkaç iş yerinin defterini tutarak temin etme yolunu tercih etti.

Resmî görevlerinin yanında gönüllü teşekküllerdeki çalışmalarına da hiç ara vermeden devam etti. İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü Talebe Cemiyeti ile başlayan teşkilat çalışmaları; Kayseri İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği, Yeşilay Derneği ve Nevşehir İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği ile sürdü. Nihayet 1975 yılında Nevşehir’de on üç öğretmen arkadaşı ile birlikte Mefkûreci Öğretmenler Derneğinin kurulmasıyla bu çalışmalar daha geniş bir zemine taşındı.

12 Eylül darbesi sonunda 1980 yılında bütün derneklerin kapatılmasıyla Mefkûreci Öğretmenler Derneği de kapatıldı. Bu süre içerisinde Türkiye genelinde il ve ilçelerde kısa sayılabilecek bir zamanda yetmişe yakın şubesi açılan derneğin kuruluşundan kapanışına kadar genel başkanlığını yaptı.

Sonraki yıllarda yine Nevşehir’de, 1992 senesinde önce on beş günlük sonra da aylık olarak yayımlanan İlkadım dergisinin; 1993 yılında bir bölge radyosu olarak Art FM’in; 1995 yılında ise Enderun Eğitim Vakfının kuruluşlarına ve hizmete başlamalarına öncülük etti. Bu hizmetler halen kesintisiz olarak devam etmektedir.

Asıl ilgi alanı eğitim ve öğretim olan Zeki Soyak Hocaefendi, her kademede talebe ve gençlerle meşgul olmuş, ayrıca kitap çalışmalarıyla da ilim ve fikir dünyasına katkı sunmuştur. İlkadım dergisinde başyazılar kaleme almış, orta sayfada “Ölçüler-Dengeler” serlevhası altında yazılar yazmış, Cuma günleri de Art FM’de sohbetler gerçekleştirmiştir.

Yayınlanmış Eserleri

1. Kırk Hadis
Orta boy, 176 sayfa
2. Ummandan Katreler
Orta boy, 240 sayfa
3. Mefkure
Orta boy, 256 sayfa
4. Ölçüler-Dengeler
Orta boy, 176 sayfa
5. İslam Ahkâmı
Büyük boy, 720 sayfa
6. Kıssalar-Hisseler
Büyük boy, 2 cilt, 1032 sayfa
7. Fazilet Toplumu
Büyük boy, 500 sayfa
8. Eğitim Rehberi
9. Kırk Hadis